Zakir Kaya kitaplarının 2. baskısı çıktı

Breaking News

Trump'ın İran politikası 'tarihi hatanın' başlangıcı mı?

ABD Başkanı Donald Trump'ın İran ile P5+1 (ABD, Çin, Rusya, Fransa, İngiltere ve Almanya) arasında 2015'te imzalanan nükleer anlaşmasını teyit etmeyeceğini açıklamasının etkileri sürüyor. ABD'nin anlaşmanın tarafı olan ülkelerin ve uluslararası kuruluşların anlaşmaya ilişkin olumlu raporlarına rağmen anlaşmadan çekilme ve anlaşmayı ihlal eden taraf konumuna düşen ilk ülke olma ihtimalinin uluslararası arena büyük bir güvensizliğe neden olacağı yorumu yapılıyor.

Trump yönetiminin göreve başlamasının ardından karar alıcı mekanizmada 9 ay boyunca İran'a yönelik oluşturulması beklenen politikada yaşanan tartışmaların ardından gelen 'İran açıklaması', yönetimin anlaşmayı iptal etme kararlılığından bir ölçüde taviz verdiğini ortaya koyuyor.
The New Yorker'da Robin Wright'ın kaleme aldığı makalede, "Başkan Cuma günü İran anlaşmasını 'ABD'nin içinde yer aldığı en kötü ve tek taraflı anlaşma' olarak nitelesine rağmen anlaşmadan çekilmedi" yorumuyla Trump yönetiminin 'en azından' anlaşmayı iptal etme kararı almadığını belirtti.
KONGRE BÜYÜK BİR AÇMAZLA KARŞI KARŞIYA
ABD Başkanı Donald Trump'ın İran ile imzalanan nükleer anlaşmayı her 3 ayda bir teyit etmesi gerekiyor. Trump'ın başkanlık görevine gelmesinin ardından, anlaşmanın İran tarafından ihlal edilmediğini iki kez teyit etmesine rağmen, yeni yönetimin İran'a yönelik atmayı planladığı adımların olgunlaşmasıyla 'topu' Kongre'ye atması ABD'yi büyük bir açmazla karşı karşıya bırakabilir.
Bunun nedeni ise Kongre'nin İran ile anlaşmaya karşı adım atarak anlaşma kapsamında kaldırılan yaptırımları yeniden yürürlüğe koyması durumunda, tarafların sorumluluklarını yerine getirdiği çok kez uluslararası kurumlar ve anlaşmanın tarafı ülkeler tarafından kabul edilen söz konusu anlaşmada, ABD'nin anlaşmayı ihlal eden ilk devlet konumuna düşecek olması...
GÜVENİLİRLİĞİ SARSAR
ABD'nin anlaşmayı ilk ihlal eden ülke konumuna düşmesi ise uluslararası arenada söz konusu ülkelerin ikili anlaşmalardaki güvenilirliğini sarsacağı yorumu yapılıyor. Trump'ın sert ifadelerle çevrelenmiş konuşmasında İran'ın anlaşmayı ihlal ettiğini ifade etmesinin ardından 'anlaşmayı iptal etmek yerine' topu Kongre'ye atması ise ABD'nin anlaşmadan çekilen ilk ülke olarak görülmekte yaşadığı tereddütü ortaya koyuyor.
ABD Başkanı Trump, Orta Doğu'ya istikrar getirmesi hedeflenen bir anlaşmaya rağmen İran'ın bölgedeki karışıklıkları ve terörü desteklediğini söylemesi ve  İran'ın anlaşmanın 'ruhuna aykırı' davrandığı tezini kullanması, çerçevesi kurallarla belirli olan bir anlaşmayı iptal etmek için yeterli bir argüman olarak görülmüyor.
ABD yasalarına göre Başkan'ın her 90 günde bir Kongre'ye İran'ın nükleer anlaşmaya uyum gösterdiğini teyit etmesi gerekiyor. Trump, ABD'nin anlaşmaya taraf olmaya devam edip etmeyeceği ile ilgili karar da Kongre'ye bırakılmış oldu.
DEVRİM MUHAFIZLARI BEKLENTİSİ GERÇEKLEŞMEDİ
ABD Başkanı Donald Trump'ın konuşmasında İran Devrim Muhafızlarını terör örgütü ilan etmesi yönünde beklentiler bulunuyordu. Son iki haftada Trump'ın böylesi bir adım atacağına yönelik söylentiler İran rejiminden sert açıklamalarla karşılanmıştı.İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Bahram Kasemi, "Umarım ABD'nin karar alıcııları böylesi bir stratejik hataya düşmez... eğer düşerse İran'ın yanıtı sağlam, kararlı ve ezici olacak ve ABD bunun sonuçlarını kabul etmek zorunda" demişti.
Trumpın İran politikası tarihi hatanın başlangıcı mı
 İran Devrim Muhafızları Kudüs Gücü'nün Komutanı Tümgeneral Kasım Süleymani
The Foreign Policy, geçen hafta yayınladığı  makalede "Trump, İran'ın Devrim Muhafızlarıyla savaşa yaklaşıyor" başlıklı haberde, "Başkan Donald Trump, 2003'teki Irak Savaşı'ndan beri ABD dış politikasının en zarar verici kararına imza atmak üzere" ifadesini kullandı. Haberde, gerçek tehlikenin Trump'ın 2015 yılında İran ile imzalanan nükleer anlaşmayı iptal etmesinde değil, İran Devrim Muhafızları'nın terör örgütü ilan edilmesinde olduğu yorumu yapıldı.
"Devrim Muhafızları'nı terör örgütü olarak tanımlamak, Ortadoğu geneline yayılacak hızlı ve muhtemelen yıkıcı etkilere sahip olabilir. Sonuçta, bu Birleşmiş Milletler üyesi bir ulusun silahlı kolu ve bugüne kadar kendisine saldırana saldırmakta çok az tereddüt gösterdi."
İran Devrim Muhafızları üyeleri ve bağlantılı gruplar hâlihazırda ABD Dışişleri Bakanlığı tarafından terörist olarak sınıflandırılmış durumda. Bu gruplar arasında Devrim Muhafızları üyesi birçok general ve iş adamının yanı sıra askeri grup ile bağlantıları bulunan Hamas ve Hizbullah gibi gruplar da bulunuyor.
Trumpın İran politikası tarihi hatanın başlangıcı mı
Devrim Muhafızları'nın dış ülkelerdeki operasyonlarından sorumlu olan Kudüs Güçleri, 2007 yılıında ABD Dışişleri Bakanlığı tarafından 'terör destekçisi' örgüt olarak sınıflandırılmıştı.

ilker sezer

Hiç yorum yok